İngiliz hükümeti obez çocukların sayısındaki artıştan endişe ettiğinden dolayı çocuklarda baş gösteren bu obezite sorununa nasıl çözüm buluruz diye biraz kafa yormuş. Sonuçta ilginç denebilecek bir yöntemi ocak ayından itibaren uygulamaya koymuş.
Belli bir ağırlığın üzerindeki çocuklara, kaybettikleri kiloya göre alışveriş çeki vermeye başlamış.
Bu projeyi düşünüp ortaya atanların, o çocukların aldıkları alışveriş çekini tekrar "fast-food"ta harcamayacaklarına dair bir taahhüt ve önlem almayı akıl edip etmediklerini ise bilmiyorum. The Times of London'un yalancısıyım.
23.03.2008
İngiltere'den çocuklara yönelik ilginç obezite çözümü
Etiketler: fast food, ingiltere, kafadan, obezite, obeziteye çözüm, taraf gazetesi
10.03.2008
Paralı kuyruk
Ödeme, alışveriş vb kuyruklarından hepimiz nefret ederiz öyle değil mi? Zorunlu olmasak kimse bizi orada tutamaz hatta işimiz olmasa para verseler dahi kuyruğa girip sıra beklemeyiz. Offf ızdıraptır o kuyruklarda beklemek. Bankalar, vergi vezneleri, mağaza kasaları, yemekhane, kantin, otobüs, dolmuş kuyrukları bunların başında gelir. Buradaki kuyruklarda zamanın geçmediği gibi sıra da bir türlü gelmez. Öfkeden artık söylenmeye başlar, sert sert ayaklarımızı yere vurur, derin oflar çekerek kuyruğun başındaki görevlilere sıkıldığımızı ve bir an önce buradan kurtulma arzusunda olduğumuzu belirterek yaptığı işleri hızlandırmasını ima ederiz.
Neticede görevliler de kimse beklesin istemez çünkü kuyruktaki gerginlik arttıkça bunun kendilerini bir kavga ortamına çekmesi de kaçınılmaz olur.
Hele bankalar ve vergi daireleri özellikle çekilmez olurlar çünkü hem onlara para ödeyeceksinizdir hem de sizinle var olan bu yerler size bu kuyruk işkencesini yaşatırlar. Gerçekten haksızlık, üstüne para verseler çekilmez bu çile. Bir yandan da mecbursunuzdur, ödemenizin günüdür-özellikle son günü- ve bu ödemeyi yapmasanız, yapacağınız ödemeyi bir de cezalı ödemek durumunda kalacaksınız, bunun zorunluluğu olmasa dakika durmazsınız.
Düşünsenize hem para ödeyeceksiniz hem de kuyrukta bekleyeceksiniz mümkün değil ya! Para verseler çekilmez. Peki hiç özellikle kuyrukta beklemek için para verdiğiniz yerler geliyor mu aklınıza? Bir düşünün bakalım, geldi mi aklınıza böyle bir yer? “Yok canım olur mu öyle şey, ben deli miyim sıra beklemek için para vereceğim?” dediğinizi duyar gibiyim.
Hele şu otoyollardaki dinlenme tesisleri tam soygun yapıyor bu konuda hem kendin al sistemi işliyor hem de lüks bir restoran fiyatına yemek satıyor. Canını yediğimin köftecileri,pidecileri allah sizi başımdan eksik etmesin.
Yok arkadaş, benim hiç işime gelmez; hem para vereceğim hem de servis olmayacak. Ne anladım bu işten aynı şeyi ben evde de yapıyorum hatta çoğunlukla annem sağolsun bana fırsat bile tanımıyor servis konusunda.
Kendin al (self servis); sermaye tarafından icat edilmiş, hizmet sektöründe maliyetleri düşürmek amaçlı bir sistem. Güya servis elemanı maliyetinden tasarruf edilip daha ekonomik hizmet sunmak amaçlı bir girişim. Kendin al tarzı yürüyen işletmelerden hiç hazzetmem edenlere de bir müddet düşünmelerini tavsiye ederim.
Şayet cebimde bir lokantada yemek yemeğe, kafeteryada çay içemeye yetecek kadar para olmasa da bir dürümcüde önüme gelen ayranla yarım ekmek döneri, bir çay ocağında önüme gelen bir bardak çayı janjanlı kendin al kafe ve lokantalara tercih ederim.
Etiketler: cafe, fast food, kafadan, kendin al, lokanta, restaurant, self servis
