Artık bir karara varsak da toplum olarak hepimiz gönlü ferahlasa. Ne mümkün kıstas alınan her bir memleketin bir açmazı var. Kendimize benzeyecek bir memleket bulamadık gitti. Acaba cumhuriyet kurulurken hangi memlekete benzeme arzusuyla kurulmuştu diye düşünüyorum. Hiç öyle araştırma yapacak halim yok, klasik tarih derslerimizden öğrendiğimiz tek şey var muassır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak. Peki şu güncel Türkçe sözlükte "çağdaş" olarak karşılanan muassır medeniyet nedir? Kelime kökünden hareket edersek "asra, çağa" ayak uydurmuş bir medeniyet. Çağımız ne çağı? Taş veya cilalı taş olmadığı kesin. Kimilerine göre uzay kimilerine göre bilgi, kimilerine göre teknoloji cart curt çağı diye nitelenip duruyor içinde yaşadığımız zaman. Ne çağı olursa olsun bir devletin varacağı en üst nokta;
bir devlet yönetimini sağlayabilecek bir düzeyde olmasıdır.
Bu özelliklere sahip bir devlet var mı yeryüzünde, bence yok? O yüzden ki Mustafa Kemal, muassır medeniyetlerin üstünü işaret ediyor.
Süper güç olarak nitelenen ülkelere bakıyorsunuz; ya laik değil ya şeriat var ya faşizm hüküm sürüyor ya da halk sömürülüyor. Hepsi hikaye, bir ülke gel ben her imkanı sağlayacağım benim rejimimle devam et varolmaya dese olmaz tutmaz bu ülkede. Çünkü biz İslamla cumhuriyeti kucağımıza alarak çıktık yola bu ülkenin kuruluşunda. Ve dünyada bizim gibi başka bir devlet de bulunmuyor. O yüzdendir ki istesek de herhangi bir ülkeye benzeyemeyiz. Ancak ve ancak bir ülkenin benzemek istediğimiz tarafını alabiliriz. Hindistan'ın bilgi devrimini, Malezya'nın ekonomik devrimini, AB'nin hukuki devrimini örnek alarak ilgili alanlarda benzeşme sağlayabiliriz.
Bence medya horozlarına kulakları tıkayıp, bugünkü gibi boş, beleş, yapay paranoyalarla beynimizi, fikrimizi meşgul etmeyip asıl dikkati vermemiz gereken halkın huzuru noktasına çekmemiz gerek tartışmaları.
Devamını göster
