show tv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
show tv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17.06.2008

Bölücü terörün ekranlardaki terfisi

0 yorum  

Tv ekranlarındaki bölücü terör konusunda örülen ilişkilerin yer aldığı dizilerde terörist olarak ekrana yansıtılan karakterler üzerinde yapılan çalışmalarda, terörün iğrenç ve vahşi yüzünden öte sözde politik alt yapılarının sempatik karakterlerle yansıtılması aleni olarak terör örgütü propagandasıdır.

Özellikle Kurtlar Vadisi isimli dizide bu durum ,ilk başlarda azılı katil olarak karşımıza çıkan Muro ve kankaları sayesinde yansıtılmaktaydı. Burada, yapımcılar ne kadar da terörün politik alt yapısını aşağılar tarzda bir mizah yapmaya çalıştıklarını söyleseler de mizah; iyi nişan alınmadığında yanlış hedefi vurur.

(Bu konuda daha önce bir yerlere yazmıştım ama şimdi atıfta bulunmak maksadıyla aramama rağmen bulamadım. Bu blogda rastlayan olursa bilgi versin, lütfen)

Neyse asıl can sıkıcı duruma, dün gece Star Tvde yayımlanan Köprü isimli dizide rastladım. Bu dizide de ipin ucu kaçırılıyor zaman zaman ama son bölüm resmen örgüt propagandısıydı. Dizideki Meryem isimli terörist kişiliğin ağzından verilen ifadelerle örgütün gizliden gizliye propagandası yapılması yetmiyor bir de dizi içindeki haberlerde teröristlerden militanlar diye söz ediliyordu. Biz bu tutumlarından dolayı Avrupa ve ABD medyasına figan ederken içimizdeki yayın kuruluşlarının, yapımlarında buna dikkat etmemesi dikkatsizlikle savunulacak bir durum değil.

Onu bunu bilmem, RTÜK ekranlarda sigara, içki görüntülerine, milletin dekoltesine nikahına takıp ceza keseceğine biraz da bunlara dikkat etse daha bir görevini yerine getirmiş olur, zannımca!


Konuyla ilgili bir bağlantı : Kurtlar Vadisindeki sempatik teröristin amacı ne?


Devamını göster

10.06.2008

Sevgililer Vadisi: Aptallar aynı hatayı tekrar yapar!

0 yorum  

Birbirinden oldukça farklı, iki ayrı dünyanın ürünleri gibi görünen iki tv dizisi yayın dönemi sonunda (sezon finali) bir ortak noktada buluştular.

Bana kalırsa ve çevremden gördüğüm kadarıyla ortak seyircisi (bir tanesi bendim) olma ihtimali çok düşük olan iki diziydi bunlar:

  • Devletin, ülkedeki yasadışı yapılanmayı kendi silahlarıyla ortadan kaldırmak için yaptığı mücadeleyi konu alan ve kamuoyunda milliyetçiliği körüklediği yönünde söylemlerden payını alan Kurtlar Vadisi: Pusu.

  • Gencecik bir kızın, komşunun oğluna olan aşkıyla beraber babalarının siyasi olarak (ilerici-dindar(!)) mücadelelerinden gaz alıp Menderes'in idamına varan sürecin sonunda nedereyse bütün kahramanlarının, komunizmin literatürürü yazmış, aydın(!), ilerici bir hale büründüğü ve milliyetçi, bizatihi ülkücü kesimin yerden yere vurulduğu yapımcısının bile yapımın taraflı olduğunu dile getirdiği Hatırla Sevgili. Son iki bölümde, kamuoyundan aldıkları tepkiden olsa gerek yayınladıkları bütün bölümler adına günah çıkarırcasına dizideki ülkücü kişiliklere kendi fikirlerini bir iki cümleyle de olsa ifade etme şansı tanıdılar.

Her iki dizi hakkında da (aleyhte-lehte) yüzlerce metin yazılıp çizilebilir, asıl değinmek istediğim o değil. Yazdığım ilgili yazılarda sürekli değindiğim ve iki diziyi bir noktada buluşturan konu: Herkesin Cumhuriyet tarihi boyunca yaşananların farkına varıp da hiç kimsenin ders almaması.

Kendilerince iki farklı uçta duran bu yapımlar dönem sonunda aynı noktada buluştular, seyredenler bilir. Birebir aynı cümlelerle, metin yazarları kafa kafaya verip düşünseler bu kadar isabetli bir sonuca varamazlardı, eminim. KV:Pusu'da Polat, İskender'i sorguya çekerken ve Hatırla Sevgili'de Necdet elindeki delil dosyasıyla derin adamın karşısındayken iki dizide geçen ortak konuşma şöyle:

- Biz, dış düşmanlardan bu devleti korumak için bunları göze aldık.

Necdet ve Polat'ın karşılarındaki adamlara cevapları:

-İçeride sizin gibi düşmanlar varken bizim dış düşmana ihtiyacımız yok!

Tekrar dile getirmekte fayda var; zamanında sağından solundan kendilerince haklı bir mücadeleye girenler, bugün kullanıldıkları konusunda günah çıkarmaktalar ve fakat neden hala daha ders almamakta bu kadar ısrarcılar? İşte bunu anlamaya benim kafam basmıyor...

Ne kadar kendimi inandırmak istemesem de aslında aklıma bir şeyler geliyor... Ahmet Altan'ın yazısı, zamanının hızlı ülkücülerinden Muhsin Yazıcıoğlu'na dair birşeyler söylüyor. Ders almammış olmak işte böyle bir şey! O zaman içinde bulunduğu hareketin benzeri şekilde şimdi liderliğini yaptığı bir yapılanmanın kullanılıyor olması acaba hiç dikkatini mi çekmiyor yoksa kendisine vaad edilen birşeylere mi kanıyor bilmiyorum.

Ayrıca önemli bir öneri
"Kurtlar Vadisi: Pusu", dönemin son bölümündeki Polat'ın İskender'i sorgu sahnesinin seyredilmesi. Bu kadar çarpıcı laflar ne God Father'da ne de başka bir filmde dile getirilmiştir.


Devamını göster
Hakkı saklı değildir. Hakkı kayıptır. nebilim.net