yüksel aytuğ etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
yüksel aytuğ etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

03.05.2008

Beyaz ekranda özlenen soluk

0 yorum  

2007 Eylülünde "Ekrana muhalefet aranıyor" başlıklı bir yazı yazmıştım. "Olacak o kadar", "İnce ince Yasemince", "Reyting Hamdi" ve Makina benzeri tv yapımlarının olmadığından yakınmıştım. FOX'ta bu arayışımı ve çağrımı nispeten sonlandıran bir yapım yayımlanıyor, cumartesi akşamları saat 19:45'te.

Ekranlardan kaybolan yapımların yerini tutumasa da tutacağa benziyor. İlk bölümleri pek sarmasa da tv eleştiremenleri (Burhan AYERİ, Yüksel AYTUĞ) eleştirileri sayesinde olduğunu düşündüğüm bir gelişme göstererek kalitesini haftadan haftaya artıyor. Hem siyasi, hem de güncel konulara değinerek mizah yapıyor. Başarısının artarak devamını diliyorum.

Benim açımdan absürd kalan nokta ise programın adı: Komedi Türk. Türk usulü bir gülmece sloganıyla yola çıkmaları bence garip kalıyor. Sanki bu zamana kadar hiç böyle bir çalışma yapılmamış da şimdi bunlar yapıyorlarmış gibi bu biçimi kendilerine biçmeleri geçmiş yapımlar göz önüne alınınca ukalalık ve bayalık gibi geliyor bana. Tv ekranlarında mizah geçmişine de hakarettir bu. Bu da bir tarafa, programın adı saçma.

Programın adı, sanki ecnebi memleketinde bir azınlığa yönelik hazırlanmış bir program izlenimi veriyor. Bir zamanlar meşhur bir tabir vardı, halen daha zaman zaman dile getirilir; Türk'ün Türk'e propagandası. Aynen o duruma düşüyor program. Türkiye'de Avrupa usulü, Amerika usulü, Afrika usulü, İsveç usulü isimli bir program adı fark yaratır ama Türk usulü gülmece; Komedi Türk saçmalığın daniskası. Hele o logodaki bıyık, ulen memlekette bıyıklı adam mı kaldı üç-beş kişi dışında?

Tamam yayınlandığı tv kanalı ecnebi sermayeli olabilir, bu durum programın hitap ettiği halkı bu şekilde aşağılık kompleksine sokma hakkını vermez onlara. Bir an evvel programın adı değişmeli bence, her seyrettiğimde kendimi ecnebi bir memlekette gurbetçiymişim gibi hissediyorum.

Siz neler hissediyorsunuz bilmek isterdim.


Devamını göster
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

04.10.2007

Sanal dünyanın naylon gerçekleri

0 yorum  

ilustrasyon : aksiyon.com.tritiraf.com ön ayak olmuştu bu tür heyecanlara ilk olarak yanlış hatırlamıyorsam, artık katılımcılarının itiraf edecek birşeyleri kalmadığı sırada. Bir nevi kurtarıcısı da olmuştu denebilir itiraf.com için. Neden söz ettiğimi izah edeyim, televizyon dizilerinde seyircilerin tespit ettikleri yanlışlar(!).

Örnek : Bir sahnede arabanın plakası, hemen ardından gelen başka bir sahneden farklıymış. Uyanık seyirci de artık gözlerini iyice açmış ve dizilerde bu tür ihmal(!)lerin izini sürmeye başlamış. Niye? Biz seyirciler salak mıymışız?(Nasıl bir kelime oldu ben çözemedim ama siz anladınız onu) Veya ertelenen bir duruşma tarihi pazar gününe geliyormuş, olabilir mi bu kadar terbiyesizlik? Siz nasıl yapımcısınız, sizin aklınıza gelmez mi bir aklı evvelin dizideki duruşma tarihini merak edip takvime bakacağı? Gerçek dünyayla tv dünyası arasındaki farkı anlamayacak kadar salak olduğumuzu bilmiyor musunuz?


Seyirci "biri bizi gözetliyor" buhranını senelerdir üzerinden atamadı. Yapımcılar, bir dünya aile kavgasını gerçek zamanlı ekranlara yansıttılar ve seyircinin artık komşusu durumuna getirdiler ekrandakileri. Tamam, okuma yazma bilmez, tvden kendini alamaz insanlar bunun ayırdına varamıyorlar cehaletten.

E peki tv eleştirmeni, okumuş yazmış, yalamış yutmuş insanlar size n'oluyor? Sizde mi gerçek dünyayla ekranın arasındaki farkı ayırtedemeyecek raddeye geldiniz? Hakimin dizide ertelediği duruşma tarihinde bakırköy adliyesine gidip davayı mı seyredeceksiniz, size ne tarihin hangi güne geldiğinden? Güzel ve aydın, nur-u pak insanlar bari siz yapmayın bunları ya?

Öldürülen Çakır için, helva döküp mevlid okutan halkı sanala kapılmakla yargılarken şimdi sizlerin yaptığının ne farkı var bundan?


Ekranlarda mevcut yapımlarda sosyal hayattaki pratikleri etkileyecek yanlışlar yapılmıyor değil.

Örnek: Annem dizisinde kız, dayısının evine kaçınca, annesi kayboldu diye birkaç saat içinde polise gitti ve polis kızı aramak için işlem başlattı. Bildiğim kadarı ile kayıplarda 24 saat geçmeden hiç bir işlem yapılamıyor. (Leyla A.)

Önemli olan bunları göz önüne serip yapılan yanlışların tekrarını engelleyebilmek. Mesela "Hatırla Sevgili" de atmışlardaki olayları anlatırken ortadaki çocuk için tutar da DNA testini filme sokarsan olmaz elbette. Yoksa arabanın plakası farklıydı, tabaktaki yemeği zaten yemişti, üzerinde ceket vardı gibi dekoratif durumlara takılıp kalmak sizin gibi insanlara yakışmıyor.


Devamını göster
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Hakkı saklı değildir. Hakkı kayıptır. nebilim.net