(Deniz ürünleri tüketiminin yaygın olduğu dönemde, zehirli deniz ürünlerinden kaynaklanan rahatsızlıklar konusunda dikkatli olunması gereken bir çağrı.)
Kurbağalar, ölümcül deniz ürünleri zehirlenmesinin tedavisinde beklenmedik bir çözüm olabilir. Özellikle sıcak ve güneşli havalarda, Amerikan kıyıları ve diğer bölgelerdeki bazı deniz yosunları, “saxitoxin” adı verilen tehlikeli bir madde üretebilir. Bu nörotoksin birçok hayvan için ölümcüldür ve kontamine olmuş deniz ürünlerini tüketen insanlarda paralitik kabuklu deniz ürünü zehirlenmesine neden olur.
Ancak bu tehlikeli durumun üstesinden gelebilecek bir canlı türü bulunmaktadır: Amerikan kurbağası (Rana catesbeiana). Kurbağalar, muhtemelen yaşadıkları tatlı su habitatlarında da bu toksine maruz kalmaktadır.

Araştırmacılar, Nature Communications dergisinde yayınlanan bir çalışmada, kurbağaların ürettiği bir proteinin, fareleri ölümcül dozda saxitoksinden kurtardığını gösterdiler. Önceki araştırmalar, bu proteini “saxiphilin” olarak adlandırmış ve saxitoksinin etkilerini ortadan kaldıran bir tür “toksin emici sünger” gibi çalıştığını göstermişti.
Bu çalışma, mide bulantısı, uyuşma ve daha ciddi paralitik belirtilere neden olan kabuklu deniz ürünü zehirlenmesi yaşayan insanlar için gelecekteki bir tedavi yönteminin önünü açmaktadır. Ölüm vakaları nadir olsa da, saxitoksin son yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde birkaç salgına yol açmıştır. Spesifik bir antidot olmadığında, tedavi genellikle solunum desteği ve oksijen gibi destekleyici bakımın sağlanmasını içerir.
Evrimsel biyolog Matthew Holding, “Uluslararası hukukta saxitoksinin kimyasal silah olarak kabul edildiğini biliyoruz. Burada, semptomların hafifletilmesine yardımcı olabilecek etkili bir antidotun geliştirilmesi mümkün görünüyor,” şeklinde değerlendirme yapmıştır.
Çalışmada, 13 fareye ölümcül dozda saxitoksin enjekte edilmiştir. Bu sayede, neredeyse tüm farelerin üç dakika içinde bacaklarında felç geliştiği ve sonunda öldüğü gözlemlenmiştir. Ancak, başka 10 fareye bir dakika sonra saxiphilin enjekte edildiğinde, bu sayede 9’unun hayatta kaldığı görülmüştür.
Saxiphilin, saxitoksinin sinir hücrelerinin yüzeylerindeki sodyum iyon kanallarını bloke etmesini engeller. Bu kanallar, sinir hücrelerinde elektrik sinyallerinin iletilmesi için gerekli olan sodyum iyonlarının girişini kontrol eder ve kas hareketlerini sağlar. Saxiphilin, toksini bu kanallara ulaşmadan önce yakalar, onu dışarı taşır ve böylece vücut tarafından atılmasını sağlar.
Araştırmacılar, saxiphilin’in etkinliğinin boyutundan şaşkınlık duymuşlardır. Rebecca Tarvin, “Bu proteinin hem önleyici bir tedavi olarak kullanılabileceği gibi, aynı zamanda mevcut bir enfeksiyonun tedavisinde de kullanılabilir,” şeklinde yorum yapmıştır.
Ancak, bu tür bir enjeksiyonun insanlarda da aynı etkiyi yaratıp yaratmayacağı henüz bilinmemektedir. Ayrıca, kontamine olmuş deniz ürünlerini yiyen kişilere bir dakika sonra antidot verilmesi gerçekçi değildir. Ancak, insanlar genellikle daha düşük dozlarda toksine maruz kalırlar ve belirtiler birkaç saat sonra ortaya çıkar, bu da doktorların tedavi uygulayabileceği bir zaman penceresi yaratır.
Gelecekteki çalışmaların, saxiphilin’in insanlarda güvenli olup olmadığını ve diğer, daha güçlü saxitoksin türlerine karşı etkili olup olmadığını belirlemek için yapılması gerekmektedir. Matthew Minor, “Amacımız, harvesters’ların (deniz ürünleri toplayıcıları) deniz ürünlerini hızlı bir şekilde toksin açısından test etmelerini sağlayacak basit ve ucuz bir yöntem geliştirmektir,” şeklinde açıklamada bulunmuştur.
Minor, aynı zamanda daha geniş bir perspektifle, doğadaki diğer toksinlere karşı hayvanların geliştirdiği direnç mekanizmalarını da araştırmayı planlamaktadır.
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔




İlk yorumu siz yazın
Fikrinizi bir kaynak, soru veya yapıcı karşı görüşle geliştirin.