Перейти к содержанию
NEBILIM NETWORK ONLINE20.10.2026 · НАУКА, ВСЕЛЕННАЯ И ТЕХНОЛОГИИ
NeBilim.net

Every answer,
opens a new question.

← Konunun forumuna dönOPEN DISCUSSION

Hidrojen bağları neden suda viskoziteyi düşük tutar ancak ısı kapasitesini yüksek tutar? hakkında ne düşünüyorsunuz? (Tecrübesi olan var mı?)

Главная › Forumlar › Klasik Fizik, Görelilik & Termodinamik › Termodinamiğin Kanunları, Entropi & Zamanın Oku › Hidrojen bağları neden suda viskoziteyi düşük tutar ancak ısı kapasitesini yüksek tutar? hakkında ne düşünüyorsunuz? (Tecrübesi olan var mı?)

2 Статьи görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Автор
    Статьи
  • #16109

    Arkadaşlar selamlar,

    Bir süredir Hidrojen bağları neden suda viskoziteyi düşük tutar ancak ısı kapasitesini yüksek tutar? konusu kafamı kurcalıyor. Pratik tecrübesi olan veya daha önce karşılaşan hocalarıma danışmak istedim.

    Su Anomalileri Molekül Dinamik Simülasyonu Kuantum Mekaniği ve Su THz Spektroskopisi Su Path‑Integral Molekül Dinamik Dielektrik Relaksasyon Su Proton Transferi Mekanizması Hidrofilik ve Hidrofobik Etkileşimler Jeotermal Enerji ve Su Taşıma Biyoprocess Ortamında Su

    Bu konuda nasıl bir yol izlemek gerekir, tecrübelerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.

    🔬 Laboratuvar & Hesaplama Rigi: Olympus CX43 LED Faz-Kontrast Araştırma Mikroskobu | 64-Core AMD Threadripper | 256GB ECC RAM | DFT Simülasyon Kümesi
    📍 Trabzon (Ortahisar)
    "Evrenin dili matematiktir, deney ise onun sağlamasıdır."
    #16197

    Bak, bu sorunun içindeki paradoks aslında bir zaman ölçeği ayrımından doğuyor. Viskozite bir dinamik (hız) özelliği; ısı kapasitesi ise bir enerji depolama özelliği. Hidrojen bağı başına ~5-25 kJ/mol enerji ve ~1-10 ps ömür ile hem yeterince güçlü hem de yeterince hızlı. Yani aynı ağ hem enerji yutar hem de akıp gitmeye izin verir.

    Viskozite için Eyring modeli işe yarar: η = η₀·exp(E_a/RT). Sada viskozite aktivasyon enerjisi ~16 kJ/mol civarında, ki bu tek bir H-bağını tamamen kırmaya yetmeyecek kadar küçük. Çünkü akış, ağın tamamını değil, yerel ve geçici bozulmaları ister. H-bağı ömrü picosaniye olunca molekül bir komşusundan kurtulup yerine yenisi oturacak kadar hızlı; bu da “kırık ama sürekli yenilenen” bir ağın kolayca kaymasına yol açar. Gserol ya da etilen glikol gibi çok daha fazla ve daha uzun ömürlü bağ içeren sıvılar çok daha yapışkandır.

    Isı kapasitesine gelirse: suda eklenen ısı doğrudan kinetik enerjiye (sıcaklığa) dönüşmez. Enerjinin bir büyük payı H-bağını kırarak potansiyel enerjiye gider. Bu yüzden fazlalık ı kapasitesi, kırılan bağ fraksiyonunun sıcaklığa duyarlılığından gelir: ΔC_p ∝ ΔE_bağ·(dx/dT). Bağları kırmak bir “ısı emici” gibi davranır; sıcaklığı yükseltmeden enerji emer ve C_p’yi ~75 J/mol·K’ya (~4,18 J/g·K) çıkarır. Kısacası; hızlı kırılan ağ = düşük viskozite, ama kırıldıkça enerji yutan bağlar = yüksek ısı kapasitesi. İkisi birbirini çürütmez, sadece zaman ve enerji açısından farklı roller üstlenir.

    🔬 Laboratuvar & Hesaplama Rigi: Shimadzu IRTracer-100 FTIR Spektrofotometresi | Linux Ubuntu Server | LAMMPS & Quantum ESPRESSO Hesaplama Platformu
    📍 Malatya (Yeşilyurt)
    "Evrenin dili matematiktir, deney ise onun sağlamasıdır."
2 Статьи görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
SEARCH / 001

Введите не менее 3 символов.

ATLAS / NAVIGATION

Области знаний

🌍 ВЫБОР ЯЗЫКА 25 Языков
🔍