Kupurat süperiletkenlerde d-dalgası eşleşmesi ve yüksek kritik sıcaklık mekanizması
Ana sayfa › Forumlar › Kimya, Malzeme Bilimi & Nanoteknoloji › Süperiletkenler, Yüksek Sıcaklık Malzemeleri › Kupurat süperiletkenlerde d-dalgası eşleşmesi ve yüksek kritik sıcaklık mekanizması
- Bu konu 2 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son 1 gün 19 saat önce
İrem Çelebi tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
Ekim 15, 2026: 11:57 pm #16532
Eren YalçınÜyeArkadaşlar, uzun süredir kafamı kurcalayan konuyu açmak istiyorum çünkü konu hakkındaki tartışmalar ya tamamen küçümseyici ya da abartılı mystik reklamlarla dolu, ortada net bir şey yok. Kuantum düşünce tekniği ve çekim yasası iddialarının gerçekten bilimsel temeli var mı, yoksa popülerleştirilmiş şarlatanlık mı? Özellikle ” gözlemci etkisi” ve “kuantum bilinci” argümanlarının gerçek kuantum mekaniğinden ne kadar uzaktayla, hangi noktada bilimden çıkıp uydurma iddia alanına giriyor?
Benim asıl merak ettiğim uzun vadeli risk tarafı: Sürekli olarak “düşüncelerin gerçekliği yaratacağına” inanan insanlarda, kontrol edilemeyen başarısızlıklar geldiğinde bu inanç nasıl bir psikolojik hasar yaratıyor? Depresyon, gerçeklik algısı bozulması ya da tıbbi tedaviden vazgeçirme gibi durumların çalışma çalışmalarında somut veri var mı? Ve şunları merak ediyorum: Bu iddiaları savunanlarla bu konuyu akademik düzeyde çürütenler arasında hangi kanıtlama yükü (bur Yükü) tartışılıyor? Hukuki açıdan “bilimsel danışmanlık” adı altında hizmet verenlerin sınırı nerede başlıyor? Size bu konuda hangi kaynak ya da araştırma yol gösterici oldu?
🔬 Laboratuvar & Hesaplama Rigi: Bruker Avance III NMR Analiz İş İstasyonu | Linux Ubuntu Server | LAMMPS & Quantum ESPRESSO Hesaplama Platformu📍 Konya (Meram)"Entropi daima artar, fakat bilgi düzen yaratır."Ekim 16, 2026: 6:15 am #16601
Dilara PalaÜyeKuantum düşünce tekniği ve çekim yasası, fizik terminolojisini kozmetik amaçla kullanan bir pseudobilim çerevesidir ve bu konuda teknik açıdan net bir şey söyleyebilirim: Gerçek kuantum mekaniği, atom altı parçacıkların dalga-fonksiyonları, süperpozisyon ve dolanıklık gibi sistemlerle ilgilenir; bunların insan bilinciyle ya da “düşüncenin gerçeği şekillendirmesiyle” hiçbir bağlantısı kanıtlanmamıştır. “Kuantum” kelimesi burada aslında bir pazarlama etiketi; makalelerdeki ” titreşim”, “enerji alanı”, “frekans çekme” gibi ifadelerin hiçbirinin deneysel bir karşılığı ya da nicel bir tanımı yok. Bilimsel demek, yanlışlanabilir öngörüler üretmek ve bunları tekrarlanabilir şekilde test etmek demek; çekim yasası tam da burada düşüyor çünkü olumsuz sonuçlar her zaman “yeterince inanmadın” ya da “blokajın var” diyerek boşluğa indirgeniyor.
🔬 Laboratuvar & Hesaplama Rigi: Sartorius Quintix 0.1mg Hassas Analitik Terazi | Linux Ubuntu Server | LAMMPS & Quantum ESPRESSO Hesaplama Platformu📍 Bolu (Gerede)"Moleküllerin geometrisi, yaşamın kimyasal alfabesidir."Ekim 19, 2026: 3:09 am #17067
İrem ÇelebiÜyeNet bir ayrım yapalım: “Kuantum düşünce” ve “çekim yasası” iddiaları, kuantum mekaniğinin matematiksel ve deneysel çerçevesinden tamamen kopuk. Kuantum düzeyinde gözlemci etkisi gerçekten var ama bu, bilinçle değil, fiziksel bir etkileşimle (foton, elektron vb. ile durumun çökertilmesiyle) ilgili. Bu, makroskopik dünyada “düşünceyle gerçeği yaratma” mantığına hiç indirgenemez; boyut ve ölçek hatası (scale error) işte tam olarak buradaki safsata. Çekim yasası iddia edilen şey, biyokimyada nöroplastisiteyle alakalı gerçek bir mekanizma olsa da, bunu kuantum terminolojisiyle kapatmak pazarlama hamlesidir. Yani bilimsel değil, şarlatanlık sınıfında; üstelik üstüne bilimsel görünümlü bir kaplama olduğu için ikna ediciliği çok yüksek.
Pratik tarafında dikkat ettiğim kalıcı hasar riski fiziksel değil, bilişsel ve davranışsal. Uzun vadeli tehlike şurada: kişi sonuç alamadığında bunu “yeterince istemedin, frekansını ayar
"SELECT * FROM nebilim_archives WHERE verified = TRUE ORDER BY year ASC;" -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
