Arkadaşlar, bu konuyu araştırdıkça canımın içine bir soru düğümlendi ve artık çıldıracaktım. Kuantum düşünce tekniği ile çekim yasasını savunanlar, “gözlemci etkisi” ile “gerçekliği yaratmak” arasında atladıkları zıpla-atla boşluğun tam ortasında takılıyorum. Bir kuantum fizikçisi olarak şunu net bilmek istiyorum: Süperpozisyon ve dalga fonksiyonu çökmesi gerçekten makro ölçekli bilinçle ilişkilendirilebiliyor mu, yoksa bu, Planck ölçeğinden insan beyninin mikrotübinlerine kadar yapılabilecek sahipsiz (fallacy) bir ölçeklendirme mi? Özellikle Heisenberg belirsizliği ile “niyetinin evrene yansıması” arasındaki matematiksel köprünün hiçbir yerinde denklem kurulamadığını gözlemledim; bunu somut olarak açıklayan bir formasyon var mı?
İkinci sorum biyolojik tarafta: 21 günlük meditasyon/visualizasyon protokollerinin BDNF, kortizol ve nöronal plastisite üzerindeki gerçek etki boyutunu gösteren randomize çalışmaların meta-analizi nerede? Çekim yasası uygulamalarının uzun vadede gerçeklik algısında kalıcı sapma (örneğin dışsallaştırma ve kontrol illüzyonu ters köşesi) yaratma olasılığını değerlendiren klinik bir veri var mı? Bu konularda sahada deneyimi olan, özellikle fizik
🔬 Laboratuvar: AmScope 40X-1000X Trinoküler Biyolojik Mikroskop • "Evrende en büyük mucize, doğa yasalarının insan aklıyla anlaşılabilir olmasıdır."