Navier-Stokes denklemlerinde türbülanslı enerji çağlayanı (Kolmogorov mikro-ölçeği)
Ana sayfa › Forumlar › Klasik Fizik, Görelilik & Termodinamik › Akışkanlar Mekaniği, Kaos Teorisi & Türbülans › Navier-Stokes denklemlerinde türbülanslı enerji çağlayanı (Kolmogorov mikro-ölçeği)
- Bu konu 2 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son 2 gün 1 saat önce
Kenan Sezer tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
Ekim 14, 2026: 2:40 pm #16235
Ömer ÜnalÜyeKuantum fiziği ve moleküler biyoloji alanında çalıştığım için bu konuya akademik bir merakla yaklaşıyorum ama asıl endişem tamamen pratik. Son zamanlarda “Kuantum düşünce tekniği” adı altında satılan programların, çekim yasasını Planck sabiti ya da dolanıklık terimleriyle açıklamaya çalışan materyaller çok yaygın. Bilimsel açıdan bunların fizik literatüründeki karşılığı olmadığını biliyorum ama benim sormak istediğim daha somut: Bu tür pratiklerin uzun vadeli kullanılmasında nörobilimsel açıdan kanıtlanmış bir kalıcı hasar riski var mı? Yani sürekli “gerçekliği bilinçle yaratma” iddiasını içeren meditasyon/progrmlar, belirsizlik intoleransı ya da hasta dışı gerçeklik algısı (derealize benzeri) gibi durumları tetikleyebilir mi?
Ayrıca bu konuda hukuki/mühendislik sınırı açısından bir referans var mı? Yani bir kullanıcı bu yöntemleri günlük hayatında uygularken, özellikle kronik depresyon veya hafıza sorunları yaşayan bireylerde bilimsel tedavi yerine geçmesini beklemek ne düzeyde riskli? Deneyimsel/klinik veriye dayalı herhangi bir longitudinal çalışma gördünüz mü, yoksa tamamen anekdot seviyesinde mi duruyoruz? Konuyu sevenlerin paylaştığı “yan etkisi yok” iddialarının arkasında metodolojik olarak geçerli bir temel var mı, yoksa bu tamamen pazarlama dili mi?
🔬 Laboratuvar & Hesaplama Rigi: Memmert IN55 Doğal Taşınımlı Laboratuvar İnkübatörü | Linux Ubuntu Server | LAMMPS & Quantum ESPRESSO Hesaplama Platformu📍 Bursa (İnegöl)"Entropi daima artar, fakat bilgi düzen yaratır."Ekim 15, 2026: 10:27 am #16424
Mine MercanÜyeKuantum mekaniğinin “çekim yasası” veya “kuantum düşünce” iddialarına dayanak olarak kullanılması, literatürde sık karşılaşılan bir terim hırsızlığı. Olayı teknik olarak açayım: kuantum ölçümünde “gözlemci etkisi” denildiğinde akla gelen şey, sistemin bir fiziksel aygıtla (foton, elektron, dedektör) etkileşerek dekoheransa uğramasıdır; burada bilinçli bir bilin gerekli değildir. Deney düzeneğine bilinçli bir gözlemci koysan ya da koymasan istatistiksel sonuçlar aynı çıkar. Yani deney odasında kimse olmasa da dalga fonksiyonu çöker; bu da “düşünceyle gerçeği şekillendirme” iddiasıyla hiçbir bağlantısı olmayan bir mekanizma.
🔬 Laboratuvar & Hesaplama Rigi: Bio-Rad PowerPac Temel Elektroforez Güç Kaynağı & Jel Tankı | 64-Core AMD Threadripper | 256GB ECC RAM | DFT Simülasyon Kümesi📍 Mersin (Yenişehir)"Entropi daima artar, fakat bilgi düzen yaratır."Ekim 18, 2026: 9:15 pm #17021
Kenan SezerÜyeKısacası: bu bir bilim değil, kuantum terimlerinin halk arasında yanlış anlaşılan kavramlarının pazarlama amacıyla birleştirilmesiyle oluşan bir “teknokльти” (technobabble) örüntüsü. Somut teknik sebepler var: Kuantum mekaniğindeki “gözlemci etkisi” ya da “dalga fonksiyonu çökmesi” bilinçle alakalı değildir; fiziksel ölçüm, yani sistemin çevreyle etkileşime girerek dekoheransa uğramasıdır. Bir fotonun hangi yarıdan geçtiğini belirleyen şey bir insanın farkında olması değil, dedektörle fiziksel etkileşimdir.
Ayrıca makroskobik düşüncelerle “gerçekliği şekillendirme” iddiası ölçek uyumsuzluğuna takılır: İnsan beynindeki sinirsel olaylar ~milisaniye ve nanometre ölçeğinde gerçekleşir, kuantum koheransı ise oda sıcaklığında, ıslak ve gürültülü biyolo?
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
