Dinozorların ne kadar güçlü yaratıklar olduğu şüphesizdir, ancak küçük bir kesik veya çizik bile onları zayıflatma potansiyeline sahipti. Bunun nedeni, dinozorların da tıpkı bizler gibi bazen açık yaralardan enfeksiyonlara yakalanmalarıdır. Bazen de enfeksiyonların, hastalıkların ve çeşitli yaralanmaların sonuçları, alışılmadık deformasyonlarla karakterize edilen dinozor kemiklerinde görülür.
Royal Society Open Science dergisinde yayınlanan yeni bir çalışma, İspanya’nın doğu kesimindeki Mas de la Parreta taşı ocağında bulunan Iguanodon bernissartensis fosilinin tibia kemiğinde (kaval kemiği) ortaya çıkan bu tür bir vakaya ilişkin kanıtlar sunuyor. Araştırmacılar, tibia kemiğini incelerken, kemiğin ortasında şişkin bir büyüme tespit ettiler. Kemik üzerindeki BT taramaları, Iguanodon’un muhtemelen cilt altında yayılan ve alttaki dokulara ulaşan bir cilt ülseri geliştirdiğini ve bunun da tibia üzerinde büyümeye yol açtığını gösterdi.
Bu durum, Iguanodon’da daha önce rapor edilmemiş türden bir bakteriyel enfeksiyonun olabileceğini düşündürmektedir.

Dinozor Hastalıkları ve Yaralanmaları
Son yıllarda paleontologlar, fosillerde saklanan hastalıkların, yaralanmaların veya enfeksiyon belirtilerinin daha fazla keşfetmeye başladılar.
Scientific Reports dergisinde 2020 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre, tüm kuş olmayan dinozor türleri arasında en sık görülen patolojik durumlar kırıklar ve travmalardır. Bazı durumlarda fosillerde ayrıca Paget hastalığı veya gut gibi kemikleri deforme eden ve hasara uğratan metabolik hastalıklara bağlı belirtiler de görülebilir.
Neoplasti (dokuların anormal büyümesiyle oluşan tümörler) teşhisi konulan dinozorların sayısı ise daha azdır. Dikkat çekici bir örnek, 2020 yılında araştırmacıların yaklaşık 76 milyon yıl önce yaşamış olan Centrosaurus’un fibulasında (kaval kemiğinin alt ucu) agresif bir kemik kanseri (osteosarkom) tespit etmeleriydi.
Yeni yapılan çalışmada, araştırmacılar İspanya’nın doğu kesimindeki Mas de la Parreta taşı ocağında bulunan Iguanodon bernissartensis fosilinin tibia kemiğinde (kaval kemiği) bir şişkinlik tespit ettiler. Bir sonraki adım, bu şişkinliğin nedenini tam olarak anlamak için çeşitli potansiyel nedenleri değerlendirmekti: travma, neoplastik büyüme ve enfeksiyon.
Bir İguanodon Kemiğinin İncelenmesi
Yaklaşık 6,9 santimetre uzunluğunda ve 4,6 santimetre genişliğindeki şişkinlik, Iguanodon tibia kemiğinin toplam uzunluğunun yaklaşık %17’sini kaplıyordu.
Daha yakından incelemek için araştırmacılar, hastanede tibia üzerinde BT taraması yaptırarak kemiğin dijital modellerini oluşturdular. Bu modeller, şişkinliğin alttaki kortikal kemikte (uzun kemiklerin dış tabakası) düşük yoğunluklu bir kalınlaşma ve orta düzeyde bir genişleme ile karakterize olduğunu gösterdi. Ancak lezyon, kemik şaftının içindeki boşluğu olan medüller kaviteye yayılmamıştı.
BT taramalarının sonuçlarına göre araştırmacılar, kırık veya morarma gibi potansiyel nedenleri ortadan kaldırdılar; ayrıca bu tür yaralanmalarla ilişkili kemik iyileşme sürecine ait belirtiler de tespit etmediler. Ayrıca neoplastik büyümeyi de elediler çünkü malign tümörlere dair herhangi bir kanıt bulunmamıştı.
Ağrılı Bir Ülserle Yaşamak
Kırıklar ve neoplastik büyüme olasılıkları ortadan kaldırıldıktan sonra, araştırmacılar olası nedeni tropikal cilt ülseri olarak değerlendirdiler. Tropikal cilt ülserleri genellikle DermNet’e göre sıcak ve nemli bölgelerde yaşayan kişilerde görülen, hızla büyüyen ağrılı yaralardır. Çalışmanın konusunu oluşturan Iguanodon, günümüzde ılıman subtropikalden ılıman-temperate iklime sahip olan bir bölgede yaşamıştır; bu da tropikal ülserlerin yayılması için uygun bir ortamdır.
Tropikal ülser enfeksiyonları genellikle çoklu mikroorganizmalar tarafından oluşturulur. Araştırmacılar, daha önce dinozorlarda çoklu mikroorganizma enfeksiyonlarının gözlemlenmediğini belirttiler; bu da bu Iguanodon vakasını diğerlerinden farklı kılıyor.
Iguanodon’un yaşamını zorlaştıran faktörlerden biri de enfekte ülserin neden olduğu sürekli ağrıydı. Bu durum, normal yürüyüş ve kas basıncıyla şiddetlenebilir.
Bu çalışma, dinozorların da tıpkı bizler gibi çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaştığını gösteriyor.
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔




İlk yorumu siz yazın
Fikrinizi bir kaynak, soru veya yapıcı karşı görüşle geliştirin.